Karavan fiyatını yüksek buldu, kendi kamp aracını yaptı

Posted by

Süleyman Demirel Üniversitesi’nde (SDÜ) işçi olarak çalışan, aynı zamanda müzisyenlik ve düğün organizasyonları da yapan Tolga Ün, hem doğaya olan tutkusu hem de iş stresinden uzaklaşmak ve kafa dinlemek için doğada daha fazla zaman geçirmek istedi. Eşi Aysel Ün ve oğlu Mustafa Kemal (7) ile birlikte doğa gezileri yapmaya karar veren Tolga Ün, karavan almayı düşündü. Yaptığı araştırmalar sonunda kullanabileceği gibi bir karavanın yaklaşık 100 bin lirayı bulması üzerine Ün, farklı arayışa girdi. İnternet üzerinden çeşitli videolar izleyen Ün, kendi kamp aracını yapmaya karar verdi.

2 AYDA TAMAMLADI

Araştırmaları sonrası aracının arkasına çeki demiriyle bağlanabilecek, üzerinde çadırı, altında ise depolama alanlarının yer aldığı, lastik tekerlekli araç yapmayı düşünen Tolga Ün, bu amaçla kentteki esnafla iletişim kurdu. Yaklaşık 2 ay süren araştırma ve geliştirme çalışmaları sonucu Ün, kamp aracı fikrini oluşturdu. Geçen yıl Şubat ayında ‘kamper’ tarzı olarak bilinen aracını tamamlayan Ün, eşi ve çocuğuyla doğa gezilerine çıkmaya başladı. Başta Isparta ve çevresini dolaşan Ün ailesi, Türkiye turunu da hedef olarak belirledi. Yaptığı kamp aracı yakın çevresi ve arkadaşlarının da hoşuna gidince Ün, bu kez işi ticarete dökmeye karar verdi.

‘KARAVAN ALAMADIK, BÖYLE BİR ŞEYE KALKIŞTIK’

Kendi tasarladığı kamp aracını isteyen doğaseverler için üretmeye yönelen Tolga Ün, “Kamper tarzı aracımız tam karavan da değil çadır da değil, ikisinin ortası. ‘Kamper’ zaten kelime anlamıyla kamp aracı demek. Ekonomik nedenlerden dolayı böyle bir şeye kalkıştık. Karavan alamadık. Fiyat bakımından zaten yetişemedik. Araç üstü çadırımız vardı. Bu çadırı arabanın üstünde açtığınız zaman arabayı kullanamadık. Arabayı bağlamış olduk bir yere. Bir işimiz olduğunda araçla gidemedik, gelemedik. Tabi bunlar uygulamalı deneyimsel olarak yaşadığımız şeyler. Araç üstü çadırdan beklediğim verimi alamadım. İnternette bu tür kamp araçlarını araştırdığım esnada karşılaştığım bir araçtan etkilendim ve araştırmamı derinleştirdim. Birçok video görüntülerini izledikten sonra ‘Biz de bu tür bir şey yapabilir miyiz’ diye düşündük kendimizce. Römork ustamızla görüştük, ‘Yaparım’ dedi. Tabi yurt dışındaki otomatik sistemler Türkiye’de biraz daha pahalı olduğu için daha manuel, daha basit işlere yöneldik. İşe başlamadan önce karayolları kurallarına uygun olması için bayağı bir araştırma yaptık. O kurallara uygun şekilde aracımızı bu hale getirdik” diye konuştu.

MALİYETİ YARI YARIYA DÜŞÜRDÜ

Benzer araçların yurt dışında satışının yapıldığını ve satın alınması halinde vergiler dahil 100 bin TL’ye mal edildiğini söyleyen Tolga Ün, “Kombine bir sistem olarak bunu yaptığımızda her şey dahil 50 bin lira gibi bir rakam ortaya çıkıyor yani yarı yarıya fiyat farkı var” dedi.
Kampçılığın, yaşam felsefesi olduğunu dile getiren Ün, “Çadırımızda neredeyse yok yok. Güneş enerjisinden beslenen aydınlatma sistemimiz kamp alanlarında elektrik varsa buradan da beslenebilen bir sisteme sahip. Seyyar tentemiz var, gölgeliğimiz. İsteğe göre dahili tente kendinden açılanlardan da var. Çadırımız 4 kişilik ve çok rahat bir şekilde yatılabiliyor. Kapalı halde 110×160 ölçülerinde bu açıldığında 110×220 oluyor ve çok rahat bir şekilde sığılabiliyor. Soyunma giyinme kabini, tuvalet, duş yerimiz var. Burada pompalı su tankımız bulunuyor ve çok rahat duş alınabiliyor. Bununla kamp yerlerinde kamp yapıyorsanız çok çok rahat edersiniz yani evinizi aratmaz ama böyle doğa ile iç içe bir yerdeyseniz yine tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacak imkanlar var” diye konuştu.

‘SİPARİŞ GELİRSE TESLİM EDERİZ’

Kendi yaptığı kamp aracını yakın çevresinden de görüp beğenenler olduğunu ve kendilerine de istediklerini anlatan Tolga Ün, römork imalatçısı, çadırcı, çeki demiri imalatçısı ve brandacıyla anlaştığını söyledi. Ün, “Benim organizasyonum altında bir sipariş aldığımız takdirde 15 gün ile 1 ay arasında teslim edebilecek güce sahibiz” dedi.
Tolga Ün, yaptığı kamp aracının toplam ağırlığı 450 kilogramın altında olduğu için ‘Karayolları Trafik Kanunu’na göre O1 ve O2 belgelerine ihtiyaç duyulmadığını, bu durumda araç muayenesinden muaf olduğunu da belirterek, sadece fren tertibatının bulunmasının yeterli olduğunu aktardı. (DHA)

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.